Erbakan ve Bağımsız Türkiye’nin Yol Haritası
Türkiye’nin siyasi tarihinde, bağımsızlık mücadelesi veren liderler her zaman önemli bir yer tutmuştur. Ancak bu liderler arasında, dik duruşu ve tavizsiz siyasetiyle öne çıkan isimlerden biri şüphesiz Prof. Dr. Necmettin Erbakan’dır. Onun liderliği, Türkiye’nin kendi ayakları üzerinde durabilmesi için gösterdiği çabanın en açık örneklerinden biri olmuştur.
Bir Liderin Kararlılığı: ABD Üsleri ve Ambargo
1974 Kıbrıs Barış Harekâtı, Türkiye için sadece askeri bir başarı değil, aynı zamanda diplomatik ve ekonomik bir sınavdı. Türkiye, ABD ve Batı’nın baskılarına rağmen Kıbrıs’a müdahale etti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin temellerini attı. Ancak bu zaferin hemen ardından gelen ABD ambargosu, Türkiye’yi ekonomik ve askeri anlamda ciddi bir sıkıntıya soktu.
Erbakan’ın hükümette etkin olduğu bu süreçte, Türkiye’nin ABD üslerine el koyması tam anlamıyla bir bağımsızlık manifestosu oldu. O dönem, ABD’nin Türkiye’ye uyguladığı baskıya karşı en net tepki, İncirlik başta olmak üzere Türkiye’deki Amerikan üslerinin kapatılmasıydı. Bu hamle, Türkiye’nin Batı’ya olan bağımlılığını sorgulamasına yol açtı ve yerli savunma sanayii çalışmalarının hız kazanmasını sağladı.
ABD’ye Diz Çökmeyen Bir Türkiye
Dönemin Dışişleri Bakanı İhsan Sabri Çağlayangil’in ABD Başkanı Jimmy Carter ile görüşmesine dair anlatılanlar, Türkiye’nin uluslararası arenadaki konumunun ne kadar değişken olabileceğini gösteren ilginç bir örnek. Çağlayangil’in Carter’dan randevu almak için günlerce beklediği, ancak Erbakan’ın ABD üslerine el koymasıyla bir anda muhatap alınır hale geldiği anlatılıyor. Bu olay, güçlü ve bağımsız bir duruş sergileyen ülkelerin, uluslararası sistemde nasıl farklı bir yere konumlandırıldığını açıkça ortaya koyuyor.
Ne zaman ki Türkiye, “Biz kendi çıkarlarımızı savunuyoruz” dedi, o zaman ciddiye alındı. Ancak ne zaman ki Batı’nın isteklerine boyun eğdi, o zaman bir piyondan farksız muamele gördü. Erbakan’ın o dönemki stratejisi, Türkiye’nin Batı karşısında diz çökmeden ayakta durabileceğini kanıtladı.
Bağımsız Türkiye Mümkün mü?
Bugün de Türkiye benzer süreçlerden geçiyor. Savunma sanayiinde atılan milli adımlar, enerji bağımsızlığına yönelik projeler, yerli üretimin artırılması gibi hamleler, Erbakan’ın yıllar önce ortaya koyduğu “Bağımsız Türkiye” idealinin bir devamı niteliğinde.
Peki, Türkiye gerçekten tam bağımsız olabilir mi? Bu sorunun cevabı, ekonomik ve siyasi alanda atılacak kararlı adımlara bağlı. Eğer bir ülke, savunma sanayiinde dışa bağımlıysa, ekonomik olarak küresel sermayeye tamamen entegre olmuşsa ve siyasi kararlarında başka güçlerin etkisi altındaysa, tam bağımsızlıktan söz etmek zor olur. Ancak Türkiye gibi jeopolitik olarak kritik bir konumda bulunan ülkeler, dengeli bir siyaset izleyerek ve milli üretime ağırlık vererek bağımsızlığını koruyabilir.
Sonuç: Erbakan’ın Mirası Yaşıyor
Rahmetli Erbakan, yalnızca bir siyasetçi değil, aynı zamanda bir vizyonerdi. O, Türkiye’nin kendi teknolojisini üretmesini, kendi sanayisini geliştirmesini ve dışa bağımlı olmadan yol almasını savunan bir liderdi. Bugün Türkiye, savunma sanayii başta olmak üzere birçok alanda bu bağımsızlık mücadelesini sürdürüyor.
Ancak unutmamak gerekir ki bağımsızlık sadece askeri hamlelerle değil, ekonomik ve siyasi akılla da korunur. Türkiye’nin Erbakan’ın mirasını hakkıyla taşıyabilmesi için güçlü bir ekonomi, sağlam bir sanayi ve milli bir bilinçle hareket etmesi gerekiyor.
Türkiye’yi gerçekten bağımsız kılacak olan şey, dışarıdan gelen baskılara rağmen dik durabilmek ve kendi değerlerine sahip çıkmaktır. Erbakan bunu gösterdi, şimdi bu mirası geleceğe taşımak bizim elimizde.
(GHA)