featured
  1. Haberler
  2. Köşe Yazıları
  3. Bayram Ruhu Kayboluyor mu? Maddiyat, Geleneklerin Önüne mi Geçti?

Bayram Ruhu Kayboluyor mu? Maddiyat, Geleneklerin Önüne mi Geçti?

service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bayram Gelirken: Sevinç mi, Hüzün mü?

Ramazan Bayramı’na günler kala, toplumda farklı bir hava hâkim. Bir yanda bayramın neşesini dört gözle bekleyenler, diğer yanda bayramın getirdiği maddi yükleri ve zorlukları düşünenler var. Bayramın adının geçtiği her yerde, bir sevinç arayışı olsa da, bu sevinç, herkes için aynı şekilde karşılanmıyor. Bayram, bir zamanlar sadece manevi bir kutlama değil, aynı zamanda toplumsal dayanışmanın ve sevginin en güzel ifadesiydi. Ancak günümüzde, eski bayramlar ile bugünün bayramları arasındaki farklar, bize toplumun karşı karşıya olduğu derin sorunları da hatırlatıyor.

Bugün, bayramlar geldiğinde hepimizin içinde bir soru beliriyor: Sevinç mi, hüzün mü? Çünkü bayramlar, eskiden olduğu gibi, sadece neşe ve mutluluk anlamına gelmiyor. Bayramlar, artık birçoğumuz için, geçim sıkıntıları, paranın yetersizliği, kiraların ödenememesi ve hayatın zorluklarıyla gölgeleniyor.

Bayramda Para ve Maddiyat, Sevinci Nasıl Gölgeliyor?

Bayramda en çok dikkat çeken, maddi zorluklar. Hedeflenen tatil, bayramlık kıyafetler almak, şeker ve baklava ikram etmek, çocuklara harçlık vermek gibi alışkanlıklar, çoğu zaman maddi imkansızlıklar nedeniyle hayal oluyor. Özellikle emekli maaşları, düşük gelirler, artan yaşam maliyetleri ve işsizlik gibi faktörler, bayramın getirdiği sevinci zorlaştıran unsurlar arasında yer alıyor. Emekliler, maaşlarının çoğunu kira, sağlık masrafları ve günlük harcamalar için kullanmak zorunda kalıyorlar. Bu noktada, bayramda alınacak bir hediye, bir kutlama yapmak, çoğu kişi için lüks haline geliyor.

Bir zamanlar, bayramda herkesin en güzel kıyafetlerini giydiği, evde dolup taşan sofralar kurulduğu, misafirlere ikramlar yapıldığı bir gelenek vardı. Fakat bu gelenekler, son yıllarda yerini yalnızca “bayram tatili yapacak mıyız?” veya “harçlık verecek paramız olacak mı?” gibi sorulara bırakmış durumda. Bu durum, sadece parasal meselelerle sınırlı kalmıyor; insan ilişkilerindeki soğukluk ve toplumsal değerlerin zayıflaması da bayramların anlamını değiştiriyor.

Gelenekler ve Manevi Değerler: Kaybolan Bayram Ruhu

Bayramlar, sadece maddi hediyelerle değil, manevi anlamlarıyla da değerli olmalıydı. Bir zamanlar, bayram sabahı erkenden kalkılır, aile üyeleri ve yakınlarla bir araya gelinir, büyüklerin elleri öpülür, çocuklara harçlıklar verilirdi. Bu gelenekler, bir toplumu bir arada tutan, insanları birbirine yakınlaştıran, karşılıklı saygıyı ve sevgiyi pekiştiren ritüellerdi. Ancak günümüzde bu geleneklerin yavaşça yok olması, bayramların anlamını sorgulamamıza neden oluyor.

Maddi zorluklar, bu geleneklerin zayıflamasına neden olurken, bayramda değer verilen manevi unsurlar da giderek unutuluyor. Bayramların sadece bir eğlence ve tüketim çılgınlığına dönüşmesi, insanların ruhsal tatmini ve manevi doyumunu ihmal etmelerine yol açıyor. Oysa bayram, yalnızca aile bağlarını kuvvetlendirmekle kalmaz, aynı zamanda toplumun ortak değerlerini pekiştiren bir araçtır. Bugün ise bayram, çoğunlukla kısa tatiller, alışveriş, tatlılar ve gösterişle anılmakta.

Büyükleri Unutmayalım: Bayramda Gerçek Duygular

Bayramda unutulmaması gereken bir başka önemli nokta ise, büyüklerimiz. Birçok genç, bayramda harcadığı zamanı genellikle arkadaşlarıyla veya tatil yapmakla geçirirken, yaşlılarımız yalnız kalıyor. Özellikle son yıllarda yalnızlık, yaşlılar için büyük bir sorun haline geldi. Çoğu yaşlı, yalnızlıkla mücadele ederken, bayramda sevdikleriyle bir arada olma arzusunu duyuyor. Ancak, hızla değişen yaşam koşulları, iş hayatı, sosyal medya ve bireysel yaşam biçimleri, büyüklerimizin unutulmasına neden oluyor. Onlar için bayram, sadece bir tatil değil, çocuklarını, torunlarını görmek, geçmişe dair anıları canlandırmak ve eski bayramları yeniden yaşamak demek.

Bu bayramda, sevdiklerimizi yalnız bırakmamalı, özellikle büyüklerimizin yanında olmalı, onlara değer verdiğimizi hissettirmeliyiz. Birçok yaşlı, ellerinden öpülmeyi, birlikte vakit geçirmeyi ve bayramı sevdikleriyle paylaşmayı bekliyor. Bu manevi değerleri yeniden canlandırmak, bayramı gerçekten bayram yapmak anlamına gelir. Unutmayalım, bayram sadece maddi hediyelerle değil, içten bir sevgi, ilgi ve zamanla anlam kazanır.

Toplumsal Dayanışma ve Yardımlaşma: Gerçek Bayramı Yaşamak

Bir diğer önemli nokta ise, bayramda yalnızca aile üyeleri değil, toplumsal dayanışmanın da güçlendirilmesidir. Herkesin bayramda mutlu olamayabileceğini unutmamalıyız. Yardımcı olabileceğimiz, daha zor durumda olan insanları düşünmeli, onlara el uzatmalıyız. Bayramda, yalnızca kendimize değil, ihtiyaç sahiplerine de yardımcı olmak, bayramı gerçek anlamda kutlamamıza yardımcı olacaktır.

Yardımlaşma, insanların toplumsal bir bağ kurmasını sağlar ve birlikte hareket etme gücünü artırır. Bayramda, zorluk çekenlere bir kap yemek, yaşlılara selam göndermek veya çocuklara bayram harçlıkları vermek, bayramın manevi yükünü hafifletebilir. Maddi zorluklar, bayramın ruhunu bozamaz; ancak gönülden yapılan yardımlar, birleştirici güç olur.

Sonuç: Bayramı Gerçekten Sevinçli mi Geçireceğiz?

Bayram, sevinç ve hüzün arasındaki ince çizgide yürüyen bir zamandır. Bayramın anlamını, sadece tatil veya maddiyatla ölçmek yerine, insanları bir araya getiren, manevi bağları pekiştiren bir zaman dilimi olarak görmeliyiz. Sevinç, sadece alışverişle ya da tatil yapmakla değil, sevgi, saygı ve yardımlaşma ile gelir. Bayramın özündeki değerleri hatırlayarak, bir arada olmanın ve paylaşmanın önemini anlamalıyız.

Bu bayram, geçmişten gelen gelenekleri unutmadan, büyüklerimizi hatırlayarak, toplumsal dayanışmayı güçlendirerek, gerçek anlamda bir bayram yaşamaya odaklanmalıyız. Maddi zorluklar ve toplumsal baskılar bayramı gölgelese de, içsel huzuru bulmak, sevdiklerimizle birlikte olmak, bayramı gerçek anlamıyla kutlamamıza olanak tanır. Bayram, sevinçle dolmalı, ancak bu sevinç, yalnızca harcamalarla değil, samimi ilişkilerle, yardımlaşma ile ve kalpten gelen sevgilerle pekiştirilmelidir.

Derya Morcalı

📧 Her türlü soru ve geri bildiriminiz için bizimle iletişime geçebilirsiniz: guncellhaberajans@gmail.com 

1
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
Bayram Ruhu Kayboluyor mu? Maddiyat, Geleneklerin Önüne mi Geçti?

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.
Giriş Yap

Güncel Haber Ajans ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin
Reklam Engelleyicisi Tespit Edildi

Sitemize katkıda bulunmak için lütfen reklam engelleyicinizi devredışı bırakın.