Hocalı Katliamı: İnsanlık Tarihinin Kara Sayfalarından Birisi
Türk milleti tarih boyunca birçok haksızlığa uğramış, sayısız zulme maruz kalmıştır. Ancak bu zulümlerin en acı ve en derin iz bırakanlarından biri, 26 Şubat 1992 tarihinde Azerbaycan’ın Yukarı Karabağ bölgesindeki Hocalı kasabasında yaşanmıştır. Bu trajik olay, sadece Azerbaycanlılar için değil, tüm insanlık için bir utanç tablosudur.
Hocalı, 11 bin nüfuslu bir kasabayken, Ermeni çeteleri ve Rus ordusunun 366. Alayı tarafından vahşice saldırıya uğramıştır. O gece, Hocalı halkı savunmasız bir şekilde öldürülmüş, kasaba adeta yok edilmiştir. 613 masum insan, kadın, çocuk, yaşlı demeden, göz göre göre şehit edilmiştir. Bu insanlar sadece etnik kimliklerinden dolayı hedef alınmış, canice bir şekilde hayatlarına son verilmiştir. Sadece bir katliam yaşanmamış, aynı zamanda insanlık değerleri ayaklar altına alınmıştır.
Ermeni katiller, Rus askerleriyle birlikte, 20. yüzyılın en büyük soykırım suçlarından birini işlemişlerdir. Bu katliamda, katledilen insanların cesetleri, delil bırakmamak adına, ateşe verilerek üzeri üstüne yığılmıştır. Korkunç bir şekilde, masum insanların bedenleri tahrip edilmiştir. Soydaşlarımızın acıları, insanlık tarihinin en karanlık sayfalarından birini oluşturmuştur.
Birleşmiş Milletler ve dünya kamuoyu, bu soykırımı görmezlikten gelmiş, Hocalı’nın çığlığına sessiz kalmıştır. Hocalı’da yaşanan bu vahşet, yıllar boyunca dünya çapında bir farkındalık yaratmamış, mağdurlarının haklı talepleri yok sayılmıştır. Hocalı’nın acısı, sadece Azerbaycanlılar için değil, tüm insanlık için unutulması imkansız bir travma olarak kalmıştır. Hocalı’daki katliamın sorumluları hâlâ cezasız kalmış ve adalet arayışı süregelmektedir.
Bugün, Hocalı Katliamı’nın 33. yıldönümünde, hayatını kaybeden 613 masum soydaşımıza Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyor, başta Azerbaycan halkı olmak üzere tüm Türk milletinin ve insanlık camiasının acısını paylaşıyoruz. Hocalı, bir milletin tarihindeki en derin yaralardan biri olarak kalmaya devam edecektir. Bu katliam, sadece Azerbaycan’ın değil, tüm dünyanın vicdanında bir yara açmıştır.
Hocalı, bir halkın soykırıma uğraması, katledilmesi, yok edilmesi sürecini anlatırken, aynı zamanda uluslararası camianın adaletsizliğe, vicdansızlığa karşı gösterdiği kayıtsızlığı da gözler önüne sermektedir. Hocalı’nın hatırası, insanlık vicdanını canlandırmalı, zulme karşı durmamız gerektiğini hatırlatmalıdır.
Bir halkın yaşadığı bu acı, insanlığın ortak acısı olmalı ve bir daha asla tekrarlanmaması için her türlü adım atılmalıdır. Her bir kayıp, sadece bir bireyin kaybı değil, tüm insanlık için bir kayıptır. Bu nedenle, Hocalı Katliamı’nın hatırlanması ve dünya çapında tanınması, insanlık adına bir sorumluluktur. Adaletin yerini bulması ve soykırımın tanınması için mücadele, her geçen gün daha büyük bir önem taşımaktadır.
Bizler, Hocalı’nın acısının unutulmasına izin vermemeli, soydaşlarımıza karşı yapılan bu zulmü unutmamalı ve her zaman hatırlatarak dünyayı bu konuda duyarlı hale getirmeliyiz.
Hocalı’da hayatını kaybeden tüm masum insanlara bir kez daha rahmet diliyor, bu mezalimin karşısında dimdik duracağımızı ve her zaman adaletin peşinden gideceğimizi bir kez daha vurguluyoruz.
(GHA)