Allah’ın Gücü – Halkın Sesi
Kimi zaman bir deveye bakmak, bir kâinat kitabını okumak gibidir.
Her detayıyla bir mucizeyi, her davranışıyla Yaradan’ın kudretini gösterir.
Bir deveye tuzlu su içirebilirsiniz. Hatta Ölü Deniz gibi aşırı tuzlu sulardan bile içse, kan basıncı yükselmez. Çünkü onun böbrekleri mucizevî bir şekilde çalışır; suyu süzer, tuzunu ayırır, adeta içilebilir hâle getirir. Suyu tuzdan ayırmak… Biz bunu yüksek teknolojiyle yaparken, deve bunu yaratılışıyla yapar. Çünkü onu böyle yaratan Allah’tır.
Develer, kuru çöl dikenlerini yerken ne ağızları kanar ne de mideleri zarar görür. Çünkü onların tükürüğü asidiktir; dikenleri çözer, hamur gibi yutar. Bu yüzden çöl halkı diken battığında deve tükürüğü sürer.
Şifa da ondan gelir, sistem de.
Çölün kavurucu sıcağında bile gözlerini açabilirler. Çünkü iki göz kapakları vardır: biri saydam, biri etli. Saydam olanı indirir, hem yolu görür hem de tozdan korunurlar.
Gözünü kumdan koruyabilen bir sistem…
Çünkü onu yaratan bunu da düşünmüştür.
Bir deve sadece fiziksel gücüyle değil, içsel termostatıyla da hayran bırakır.
Sıcak çölde vücut ısısını düşürür, karla kaplı dağda ise yükseltebilir.
Kendi iç ısısını kontrol edebilen canlı…
Termostat bizde bile zorken, deve bunu içgüdüyle yapar.
Bunları okudukça bir soru çınlıyor kulakta:
“Nasıl olur da bu kadar kusursuz bir sistem tesadüfen var olmuş olabilir?”
Bir deveye bile bakınca,
Allah’ın kudreti kendini gösteriyor.
Ve biz insanoğlu, hâlâ her şeyin sebebini başka yerlerde arıyoruz…
📧 Her türlü soru ve geri bildiriminiz için bizimle iletişime geçebilirsiniz: guncellhaberajans@gmail.com