TÜRKİYE’DE MUHALEFET AÇIĞI MI VAR?
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, son açıklamalarından birinde “Türkiye’de muhalefet açığı var” diyerek, muhalefetin yetersizliğine vurgu yaptı. Peki, gerçekten Türkiye’de bir muhalefet açığı mı var, yoksa sorun muhalefetin varlığı değil, etkinliği mi?
Muhalefet, demokrasinin olmazsa olmazıdır. Ancak güçlü bir muhalefet sadece var olmakla kalmaz, aynı zamanda halkın beklentilerine cevap verebilecek alternatifler sunar. Türkiye’de muhalefet partileri uzun yıllardır belirli bir kısır döngünün içinde sıkışıp kalmış durumda. Seçim dönemlerinde büyük vaatlerle sahneye çıkıyor, ancak seçim sonrası bu vaatleri hayata geçirecek somut adımları atmakta zorlanıyorlar.
Erdoğan’ın bu sözleri, aslında muhalefetin güçlü bir alternatif oluşturamadığı gerçeğini mi işaret ediyor? Türkiye’deki muhalefet, genellikle iktidara karşı olmayı bir strateji olarak benimsemiş durumda. Ancak bir muhalefet partisinin en büyük görevi sadece eleştirmek değil, aynı zamanda halkın desteğini kazanabilecek projeler sunmak ve güven vermektir.
Özellikle son yıllarda muhalefetin kendi içinde de bir bütünlük sağlayamaması, Erdoğan’ın bu çıkışını haklı kılan bir tablo oluşturuyor. Kendi iç çekişmeleriyle boğuşan muhalefet partileri, ülke yönetimine talip olduklarını göstermekten çok, birbirleriyle olan rekabetlerini öne çıkarıyor. Oysa ki, halkın beklediği şey, eleştiren değil, üreten, çözüm önerileri sunan bir muhalefet anlayışıdır.
Türkiye’de gerçekten bir muhalefet açığı olup olmadığı tartışmaya açık bir konu. Ancak kesin olan bir şey var ki, güçlü bir demokrasi için iktidarın karşısında sağlam, ilkeli ve halkın beklentilerine cevap verebilen bir muhalefete ihtiyaç var. Bugünün muhalefeti bu ihtiyacı ne kadar karşılıyor, işte asıl sorgulanması gereken nokta da bu.
Fatih Küpeli