Özgür Özel’in Trabzon Ziyareti ve CHP’nin Siyasi Durumu
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’in Trabzon ziyareti, partisi adına olduğu kadar, Özel’in siyasi çizgisi bakımından da önemli ve düşündürücü bir tablo ortaya koydu. Son günlerde aldığı rüzgarla ülke yönetimindeki bağımsız tüm erkleri birbirine bağlama iddiasıyla, kavram kargaşası içerisinde çıkışlar yapan Özel, Trabzon’da halkla doğrudan yüzleşerek gerçeklerle karşı karşıya kaldı.
Trabzon Havaalanı’nda sadece 200-300 kişilik bir grup tarafından karşılanan Özel, “Halkın Umudu” olduğunu iddia etmesine rağmen, özellikle Karadeniz gibi milliyetçi ve muhafazakâr seçmenin yoğun olduğu bir bölgede, CHP’nin umudun merkezi haline gelmediğini ve partinin ne kadar etkisiz kaldığını gözler önüne serdi. Bu karşılamadaki ilgi eksikliği, hem Özel’in hem de CHP’nin mevcut siyasi duruşunu sorgulatır nitelikteydi.
Genel Başkan olduğu günden bu yana, milli duruş konusundaki çelişkili açıklamalarıyla dikkat çeken Özel, özellikle yurt dışında İngiltere’de İşçi Partisi’nden destek arayışına girerek, ülkesini yabancıların önünde eleştirmekten çekinmeyen bir profil sergiledi. Bu tavır, CHP’nin ulusalcı tabanında dahi rahatsızlık yaratırken, Özel’in siyasi geleceği hakkında ciddi soru işaretlerine neden oldu.
Özel’in “şeffaf yönetim” söylemleri, açıklamalarıyla çelişiyor; şaibeli ihaleler ve partizan kadrolaşmalar gibi uygulamalar, bu söylemleri sorgulatıyor. Aynı zamanda, hak, hukuk ve adalet söylemleriyle ters düşen bir tavır sergileyen Özel, Espressolab’ı boykot listesine alarak, provake edilen vandalların tüm yurttaki kafelere zarar vermesine neden olmuştur. Bu tür eylemler, toplumu kutuplaştıran bir siyaset ahlakına hizmet etmiyor.
Özel, halkın huzurunu bozarak özel mülke zarar veren bu saldırılar karşısında devletin ve güvenlik güçlerinin tavizsiz duruş sergilemelerini üstenci tehditlerle eleştirmiştir. Bu tür eylemler, hangi siyasi hedefle uyumlu olabilir? Halkın huzurunu bozan, güvenlik güçlerinin görevine müdahale eden bir yaklaşım, halkın güvenini kazanamaz.
Türk halkı, ferasetiyle gereken cevabı sandıkta verecektir. Bu konuda herkes hemfikir. Ancak, siyasetin hiçbir kuralına uymayanlar, sandıkta bekledikleri cevabı alacaklardır. Trabzon Havaalanı’nda yaşananlar, gerçeği ortaya koymaktadır. Trabzon, Türkiye’nin bir mikrocosmosu gibidir ve yıllardır güven duyduğu, milliyetçi-muhafazakâr duruşunu koruyan Trabzon halkı, bu tür siyaset yapan partilere karşı duyarsız kalacaktır. CHP’nin halk nezdinde karşılık bulması, ancak daha sağlam bir siyasi duruşla mümkün olacaktır.