Türkiye’de Boykot Gerginliği: Özgür Özel’den 2 Nisan Tüketim Boykotu Çağrısı, Hükümetten Sert Tepki
Türkiye, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in 2 Nisan tüketim boykotu çağrısıyla yeni bir siyasi krize sahne oluyor. Üniversite öğrencileri tarafından başlatılan ve muhalefetin destek verdiği boykot, hükümet ve iktidara yakın çevrelerin sert tepkisini çekti. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından başlayan protestolar kapsamında düzenlenecek olan boykot, siyasi arenada büyük tartışmalara yol açtı.
Özgür Özel: “Tüketimden Gelen Gücümüzü Kullanalım”
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 1 Nisan 2025 tarihinde sosyal medya hesaplarından yaptığı açıklamada, öğrencilerin öncülüğünde başlatılan 2 Nisan Tüketim Boykotu’na destek verdiğini duyurdu. Özel, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
“Herkesi bu boykota katılarak tüketimden gelen güçlerini kullanmaya davet ediyorum. Ekonomik koşullar altında ezilen vatandaşlarımız, demokratik haklarını kullanarak tepkilerini göstermelidir.”
Özel’in bu çağrısı, kısa sürede muhalefet partileri ve sivil toplum örgütlerinden destek görürken, iktidar kanadından sert tepkiler geldi.
Hükümetten ve AK Parti’den Tepkiler: “Bu Bir Ekonomik Sabotajdır”
CHP liderinin çağrısına en sert tepki, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’ten geldi. Çelik, yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Özgür Özel’in geldiği nokta artık siyasi muhalefet değil, Türkiye’yi topyekûn tehdit etmektir. Demokratik yollarla siyaset yapmak yerine halkı ekonomik olarak zor durumda bırakacak adımları desteklemek, büyük bir sorumsuzluk örneğidir.”
Çelik’in ardından Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun da, boykot çağrısının Türkiye ekonomisini hedef alan bir sabotaj olduğunu belirterek, “Bu tür provokatif eylemler, halkı kutuplaştırmaya ve kaos çıkarmaya yöneliktir” dedi.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, boykotun özellikle küçük esnafa ve yerli üreticilere zarar vereceğini belirterek, “Bu tür çağrılar, ekonomiye darbe vurma girişimleridir. Vatandaşlarımızın sağduyulu davranacağına inanıyoruz” açıklamasında bulundu.
Savcılıktan Soruşturma: “Ekonomik Düzeni Bozucu Eylemler Cezasız Kalmayacak”
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Özgür Özel’in çağrısının ardından ‘Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik’ ve ‘Nefret ve Ayrımcılık’ suçlarından re’sen soruşturma başlattığını duyurdu. Başsavcılık açıklamasında şu ifadeler yer aldı:
“Halkı ekonomik düzeni bozucu eylemlere teşvik eden ve kamu düzenini tehdit eden şahıslar hakkında yasal işlemler başlatılmıştır. Türkiye’nin ekonomik istikrarını hedef alan provokatif eylemlere asla müsamaha gösterilmeyecektir.”
Bazı iktidar yanlısı hukukçular, boykota katılan kişilere cezai yaptırımlar uygulanabileceğini öne sürerken, muhalefet ise bunun bir anayasal hak olduğunu savunuyor.
Boykot Nasıl Uygulanacak?
Öğrenciler ve muhalefet destekçileri, 2 Nisan günü boyunca şu adımları izleyerek boykotu gerçekleştirecek:
• Marketlerden, kafelerden, restoranlardan alışveriş yapmama
• Akaryakıt istasyonlarından yakıt almama
• İnternet üzerinden herhangi bir harcama yapmama
• Toplu taşıma kullanmama
• Büyük şirketleri ve holdingleri hedef alan sosyal medya kampanyaları düzenleme
Boykot organizatörleri, hükümetin ekonomi politikalarına tepki göstermek amacıyla bu eylemi gerçekleştirdiklerini belirtirken, bazı sendikalar ve sivil toplum örgütleri de boykota destek verdiğini duyurdu.
İş Dünyasından ve Ekonomistlerden Uyarılar
Ekonomi dünyası, boykotun kısa vadeli etkileri olabileceğini ancak uzun vadede ekonomik sistemde ciddi değişiklikler yaratmasının zor olduğunu belirtiyor. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, boykotun ekonomik istikrarsızlığa yol açabileceğini belirterek, “Ekonomi zaten zor bir süreçten geçiyor, bu tür hareketler piyasaları daha da zora sokabilir” dedi.
Ekonomist Prof. Dr. Emre Alkin ise boykotun siyasi bir tepki aracı olarak kullanıldığını ancak ekonomik etkilerinin sınırlı olacağını belirtti:
“Bir günlük tüketim boykotu, büyük bir ekonomik değişime yol açmaz. Ancak sosyal anlamda geniş çaplı bir katılım olursa hükümet üzerinde bir baskı oluşturabilir.”
Siyasi Arenada Bölünmüş Görüşler
Boykot çağrısı, Türkiye’nin siyasi atmosferini daha da gerginleştirdi. CHP ve muhalefet partilerine yakın çevreler, boykotun hükümete karşı demokratik bir tepki olduğunu savunurken, iktidar ve iş dünyası temsilcileri, bunun Türkiye ekonomisini zayıflatmaya yönelik bir girişim olduğunu belirtiyor.
CHP’li bazı milletvekilleri, boykota yönelik soruşturma açılmasını “demokratik hakların ihlali” olarak yorumlarken, AK Partili yetkililer, “Türkiye’nin milli ekonomisini hedef alan hiçbir girişime izin vermeyeceğiz” diyerek tepki gösterdi.
Özgür Özel’in çağrısının önümüzdeki günlerde siyasi gerginliği daha da artırması bekleniyor. Gözler, 2 Nisan’daki boykotun katılım oranında ve hükümetin atacağı adımlarda olacak.